Jante Ne Demek? Bir Anın Ardındaki Anlam
Kayseri’nin sokaklarında yürürken bazen zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum. İşte bugün de öyle bir gündü; sabah uykusuz, biraz da üzgündüm. Bir türlü başaramadım. Oysa geçen hafta, her şeyin çok farklı olacağını hayal etmiştim. Ama sonra, birden karşıma çıkan eski bir arkadaşım, bana bir kelime söyledi: “Jante…” Ve o an her şey değişti. “Jante ne demek?” diye düşündüm, ama daha önemlisi, o kelimenin hayatıma ne kadar derin bir anlam kattığıydı.
Bir Gün, Bir Kelime ve Hayal Kırıklığı
Hayatımda birkaç önemli an vardır, ama bu anı unutmayacağımı biliyorum. Gençliğimde çok sevdiğim bir arkadaşım vardı, Zeynep. Her zaman aramızda konuştuğumuz bir kelime vardı: jante. Onun için ne kadar anlam taşıdığını o an fark ettim. Zeynep, aslında çoğu zaman neşeli biriydi. Ama bazen de derin bir sessizliğe gömülürdü, belki de en çok o zamanlarda, gerçekten kim olduğunu hissederdik. Bir akşam, her şeyin garipleştiği bir dönemde, Zeynep bana şunu söylemişti: “Hayat bir jante gibi.” O zaman anlamadım. Hani o zamanlar, biraz da çocukçaydı düşüncelerim. Şimdi düşünüyorum da, belki de bana aslında bir şey anlatıyordu.
O gece Zeynep’in arkasındaki o duyguyu anlamış olsaydım, belki de bir şeyler farklı olurdu. Ama işte, hayat bazen hızla geçiyor ve biz durup anlamaya çalışırken, her şey kayıp gitmiş oluyor. Jante, o zaman sadece bir kelimeydi. Ama aslında, hayatın dönüp duran, değişmeyen bir parçasıydı. Bir yandan hayatın içine etrafına bakarken, bir yandan da dönüp duran, büyük ve küçük bir çark gibi her şeyin içinde kayboluyorduk. Jante, bir şeyin bir parçası olmakla, bir şeyin anlamına dönüşmek arasında kaybolan o boşluk gibi bir şeydi.
Jante’nin Gerçek Anlamı
Zeynep’i uzun zamandır görmemiştim. Onunla çok şey paylaştık ama en son konuşmamız, bir kırılma anıydı. O yüzden Zeynep’in o kelimesi, hala kafamda dönüp duruyordu. Bir gün, bir arkadaşım, “Jante ne demek?” diye sordu. İşte o an, her şey yerine oturdu. Jante, aslında araba jantı anlamına geliyordu. Ama Zeynep’in kullandığı anlamda, “jante” bir şeyin yuvarlanıp durduğu, ama hiçbir yere gitmeyen bir döngüydü. İnsanlar bazen, kendi hayatlarında da böyle hissediyordu, değil mi? Yani, bir şeyin tam olarak ne olduğunu bilmiyoruz ama bir şekilde o hep bizi takip ediyor.
O an, anladım: Jante, hayatın dönüp duran tekerleğiydi. Zeynep’in bana söylediği kelime, hayatın her açıdan sıkışmışlığına dair bir anlam taşıyordu. Bu, insanın ruhunun hep aynı yolda ama aynı yerlerde takılıp kalması gibiydi. Hayatın içindeki küçük sürprizler, değişimler, bunlar ancak bir zamanlar neşeyle, umutla bakabildiğimiz şeylerdi. Ama her şeyin dönüp durması, bizi içinden çıkarılabilir bir labirente hapsediyordu. İnsanlar, hayatın içinde hep bir arayışta olurken, aslında hep aynı yollarda dönüp duruyorlardı.
Hayal Kırıklığı ve Umut Arasındaki Sınır
Bazı akşamlar, Kayseri’nin o soğuk havasında, yürürken hep düşünürüm: İnsanlar neden hep bir yere varmaya çalışırlar? Yavaşça yürüdüğümde, bazen Zeynep’in söyledikleri aklıma gelir. O zamanlar “jante” diye söylediklerinin anlamını tam çözmemiştim ama şimdi her şey çok net. Zeynep’in bana o an söylediği kelime, hayatın içindeki umutsuz döngüyü anlatıyordu. Gerçekten de, o kadar çok şey yaşanırken, bazen anlık hayal kırıklıklarına takılıp kalmak, insanı dönüp duran bir çark gibi hissettirebiliyor.
Sonunda, biraz da gülümseyerek düşündüm: Ama ya jante gerçekten hareket ediyorsa? Belki de bu döngüde kaybolan bir şey yoktur, belki de her şeyin bir amacı vardır. Bir şeyin içinde dönüp duruyor olsak da, aslında hayatın bir yerinde mutlaka bir noktaya varıyoruz. Belki de asıl mesele, o noktaya gitmek değil, yolculuğun kendisini anlamak. Sonuçta, jante dönmeye devam ederken, biz de yürümeyi sürdürüyoruz, değil mi?
Son Söz: Jante, Bir Kelimenin Ötesinde
Bir kelime bazen bir hayatın anlamına dönüşebilir. Jante, bana Zeynep’i, hayatın geçiciliğini, dönüp duran süreçleri ve her şeyin ardındaki derin anlamı hatırlattı. Belki de en çok ihtiyacımız olan şey, dönüp durduğumuz çarklardan kendimizi çıkarıp, yürüdüğümüz yolu doğru seçmek. Jante, sadece bir kelime değil, hayatın içinde kaybolduğumuz bir anlam arayışıydı. İnsan, bazen ne kadar kaybolursa kaybolsun, bir noktada bir anlam buluyor. Bu yazıda, ben de kendi yolculuğumu ve janteyi buldum.